TARİH ÖNCESİ DÖNEMDE

 

 


Thermi, kuzey ile güney Ege’yi, epir Yunanistan’ın bölgelerinin durak oluşturduğu Troya’dan başlayarak Kıbrıs’a varana dek Batı ile Doğuyu birleştiren bir yolda durak oluşturmuştur. Kalay gibi dönemin ender bulunan metallerinin ithalatı bölgenin Uluslararası ilişkilerinin var olduğunu gözler önüne sermektedir. 

 

Duvarları sabitleştirilmiş ve bakımı yapılmış seçilde yaklaşık 5.000 yıllık eski evler, Aralık sonunda misafirlerin gezebilmesi için açılmıştır. Ayrıca, antik kalıntılara basmamak için özel misafir koridoru, dinlenme ve izleme bölümleri, bekçi kulübesi, bilet gişesi ve evlerden kalmış ilginç kalıntıların saklandığı küçük bir müze yapılmıştır.



Troya ve Kıbrıs’ın prehistorik tekneleri, son zamanlarda kazılan ve yükseltilen Lesvos’un Thermideki küçük limanında demirliyordu.

Bu yerleşim alanı Midilli’nin merkezinden 10 km. uzaklıkta, iki sel yatağı ile Anadolu ve Batı’dan mal taşıyan prehistorik teknelerin limana gireceği iki kumluk sahil arasında bulunmaktadır. İlk olarak 1930-1933 yılları arasında İngiliz arkeolog Winifred Lamb tarafından kazılmıştır. Daha sonra koruma nedeniyle üzerine toprak dökülmüş ve 2005 yılında Prehistorik  ve Klasik Kalıntılar Derneği tarafından tekrar ortaya çıkarılmaya başlanmıştır.



Prehistorik ve Klasik Kalıntılar Derneği müdürü Olga Filaniotou Ulusal Arkeoloji Müzesi Dostları Kurumunun konuşması sırasında yeni ortaya çıkan belgeleri sundu. Sözlerinin arasında «Thermi, Akdenizin en eski ve en tanınan yerleşim birimlerinden biridir. M.Ö. 3.000’li yıllarda kent özellikleri ve şehircilik organizasyonu sunmaktaydı.» cümlesi bulunmaktadır.

Öncellikle, şimdiki gözüken kısmının (yaklaşık 8 dönüm) iki katı büyüklüğünde olduğunu düşünmemiz gerekmektedir. Büyük bir kısmının denizin aşındırıcı etkileri nedeniyle batmış olduğu zannedilmektedir. Önemli olan 30 dönümlük arazide bulunan bütün özel mülklerin kamulaştırılması ve böylece koruma bölgesi oluşmuş olmasıdır.



«Aralarında ince beyaz çakıllı yolların bulunduğu, site içinde bulunan geniş odalı, yemek pişirmek ve ısınmak için kullanılabilecek ocağa ve taş tezgaha sahip dikdörtgen binalar vardır.
Çevre düzenlemesi ve menkul kalıntılar ekonomik açıdan güçlü sentez karaktere sahip bir prehistorik toplum yansıtmakta olup bizlere çeşitli etkinliklerin var olduğu hakkında bilgi vermektedirler: balıkçılık, yemek imalatı, çömlekçilik, dokumacılık, sepicilik, ve özellikle ilgi çekici olan şey daha ilk şehirden itibaren (M.Ö. 3 binli yıllar) metal teknolojisi hakkında sahip olunulan bilgi».